Otizmi olan bireylerin iletişim becerilerini ve ifade edici dil becerilerini geliştirme amaçlı oluşturulan bir program olan Hanen yaklaşımı “otizmin doğasından” kaynaklanan özelliklere uygun stratejileri kullanmayı tercih eder. Bu amaçla bireyin aşağıda anlatılan özelliklerini belirlemeyi ve dikkate almayı uygun görmektedir.

  1. Duyusal tercihlerini,
  2. İletişim tarzını
  3. Dil gelişimi düzeyini,
  4. Ne için ve nasıl iletişim kurduğunu,
  5. Öğrenme tarzını(ezbere, görsel, vb).

Otizmi olan bireylerin görme, işitme, tatma, koklama, hareket ve acıyı hissetme duyularında işlemleme farklılıkları olduğu bilinmektedir. Otizmli bireylerin uyaranlara karşı aşırı veya düşük tepki verdiği ve bunun nedeninin, bozulmuş duyusal girdiler, işlemleme bozuklukları olabileceği 1980′li yıllarda bazı bilim adamlarınca belirtilmiştir.

Bazı otizmli çocuklar, belli başlı bazı duyumlara “aşırı duyarlı” olabilmektedirler. Bu durumda, duyumun miktarı çok az olsa bile onu uyarmaya yeterli olabilir, huzursuz olma ve kaçınma davranışı gösterirler. Örneğin sese aşırı duyarlı bir çocuk bizim için normal tonda olan konuşma sesimize, normal tonda herhangi bir sese tepki gösterebilir, kulağını tıkayabilir ya da çığlık atarak rahatsızlığını yansıtabilir.

Bazı otizmli çocuklar ise, bazı duyumlara “az duyarlı” olabilmektedirler. Böyle çocuklar için normal düzeyde uyarım yeterli olmamakta, daha fazlasına ihtiyaç duymaktadırlar. Örneğin, sese az duyarlı otizmi olan çocuk, çok yüksek sesli televizyon izler, müzik dinler, yüksek sesli uyaranlardan hoşlanır.

Otizmi olan bir çocuğun karmaşık tepkilerinin olması mümkündür, bir duyumda aşırı duyarlıyken başka bir duyumda az duyarlı olabilir. Duyusal tepkileri normal ya da normale yakın otizmi olan çocuklar da vardır. Bu çocuklar herhangi bir duyusal uyarana az ya da aşırı tepki göstermeyebilirler.

Çocuğun sevdiği, daha fazla ihtiyaç duyduğu(az duyarlı olduğu) ve sevmediği, kaçındığı(çok duyarlı olduğu) görsel, işitsel, koku-tat, hareket, dokunma ile ilgili tercihlerine duyusal tercihleri denmektedir. Otizmi olan çocukların uyaranlara yönelik farklı duyusal tepkileri, nasıl öğreneceklerini etkilemektedir. Ayrıca duyusal tercihleri dikkate alınan ve ona bu yönde davranılan çocuk oldukça rahatlayacaktır.

Çocuk bilgiyi tercih ettiği duyularıyla almaya başlayınca, dikkatini daha fazla yoğunlaştırabilecek ve daha çok şey öğrenebilecektir. Çocuğun duyusal tercihlerini belirleyerek, hangi etkinliklerin onun için daha hoş ve motive edici olduğunu bilmek mümkün olacaktır.

Hızlı İletişim